Vefat Mevlüdü

0
98

Cenaze mevlütleri cenazenin defninin üzerinden belli bir süre geçtikten sonra merhumun yakınları tarafından tertip edilen mevlütlerdir. Bu mevlütleri yapıp yapmamanın kesin hükmü yoktur, yani farz vacip veya sünnet değildirler.  Cenaze mevlütleri için belli bir günde düzenlenme zorunluluğu yoktur.

Cenaze sonrasında, yedisinde, kırkında ve elli ikisinde düzenlenen mevlütler en sık yapılanlardır. Yine vefat yıl dönümlerinde de mevlütler düzenlenmektedir. Bu günler haricindeki mevlütler Cuma günü veya gecesine denk getirilmeye çalışılır. Mevlütlerde birlik beraberlik çerçevesinde dualar edildiğinden imkan dahilinde olabildiğince fazla misafir ağırlamak önemlidir. Katılımcı sayısı ne kadar çok olursa duaya amin diyen de o kadar fazla olur.

Cenaze mevlütlerinde uygulanması gelenekleşmiş bazı eylemler vardır. Mevlüdü düzenleyen kişiler, bu konudaki geleneklere ne kadar uyarsa kendini o kadar rahat hissetmektedir.

Cenaze mevlütlerinde Kur’an-ı Kerim okunur, dua edilir, salavat getirilir, zikir çekilir, Mevlid-i Şerif okunur ve hasıl olan sevap merhumun/merhumenin ruhuna ve dünyadan göçmüş diğer mü’minlerin ruhlarına bağışlanır. Gelen misafirlere çeşitli ikramlarda bulunulur. Vefat mevlütleri genelde yemekli olurlar. Yiyecek olarak genelde pilav tercih edilir.

Yemeğin yanı sıra geleneksel ürünler de misafirlere ikram edilir. Bunlar; şerbet, mevlüt lokumu, mevlüt şekeri zemzem gibi ürünlerdir. Vefat sonrası düzenlenen mevlütlerde asıl amaç merhum veya merhumenin hayrına bir şeyler yapmaktır. Bu sebeple sadece davetlilerle sınırlı kalınmamalı çevredeki insanları da gözetmeye çalışmalıdır.